Anasayfa

Anasayfa

CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN 1 MAYIS MESAJI


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "CHP olarak bizler 1 Mayıs Mücadele, Birlik ve Dayanışma Günü’nü emeğin, demokrasinin ve özgürlüğün bayramı olarak, emekçi halkımızla birlikte meydanlarda kutlayacağız. Emeğin, dayanışmanın, özgürlüğün, demokrasinin ve barışın bayrağını hep birlikte dalgalandıracağız" dedi.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yayımladığı mesaj şöyle:

“Emeğin üzerindeki baskı her geçen gün artıyor. Temel haklar ve özgürlükler iktidarın OHAL sopasıyla yok ediliyor. Kamu emekçileri iş güvencesi tehdidiyle, işçiler kıdem tazminatlarının yok edilmesi riskiyle karşı karşıya… Çalışma yaşamı ve örgütlenme hürriyeti daha fazla kıskaca alınmak isteniyor. Kiralık işçilik, taşeronlaşma ve güvencesiz çalışma iş yaşamanın tüm alanlarında yaygınlaştırılmaya çalışılıyor. İşsizlik ve iş kazaları artıyor, yoksulluk kökleşiyor; gelir adaletsizliği ve eşitsizlik ülkemizin kaderi haline getirilmek isteniyor.

Bu olumsuz tabloya karşın 16 Nisan 2017 Pazar günü yapılan halkoylamasında ortaya çıkan tablo, demokrasiden ve özgürlükten yana tüm kesimlerin birlikteliğinin ve dayanışmasının, haksızlığa ve tiranlığa karşı ortak mücadelesinin engellemelere rağmen başarıya ulaşacağını gösterdi. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararı ne olursa olsun herkes biliyor ki “Hayır” kazandı. Bu nedenle 1 Mayıs, haksızlığa, eşitsizliğe, adaletsizliğe ve baskılara karşı 16 Nisan’da gösterdiğimiz dayanışmayla bütünleşmelidir.

CHP olarak bizler 1 Mayıs Mücadele, Birlik ve Dayanışma Günü’nü emeğin, demokrasinin ve özgürlüğün bayramı olarak, emekçi halkımızla birlikte meydanlarda kutlayacağız. Emeğin, dayanışmanın, özgürlüğün, demokrasinin ve barışın bayrağını hep birlikte dalgalandıracağız.

İşçilerimizin ve emekçilerimizin 1 Mayıs’ını kutluyor, yurttaşlarımıza huzur ve barış içerisinde kutlayacakları bir gün diliyorum.

Yaşasın 1 Mayıs!”

CHP Berlin Birliği ilk dönem Çalışma Raporu

Mühürsüz oyları geçerli sayarak yapılmış olan Referandum geçerli değildir

Referandumun iptal edilerek yenilenmesine dair Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) dilekçe sunmak isteyen yurttaşlarımız için dilekçe örneği ektedir.

Bu dilekçe, noktalı alanlar doldurulup imzalandıktan sonra faks ile YSK’ya iletilebilir.

YSK faks: +90 312 419 53 08 veya +90 312 419 10 49

 

YÜKSEK SEÇİM KURULU’NA
..… / ..…. / 2017
16 Nisan 2017 günü gerçekleştirilen halkoylaması esnasında, oy verme işlemleri tamamlandıktan sonra, sayım işlemleri devam ederken, Yüksek Seçim Kurulu tarafından duyurulan, henüz yazılı olmadığına göre de kesinleşmemiş olan ve dolayısıyla halen itiraz edilebilen (Seçim Kanunu, M. 110 ve 111) kararla, sandık kurulu mührü taşımayan oy pusulası ve zarfların dışarıdan getirilerek kullanıldığı kanıtlanmadığı sürece, bu oyların geçerli sayılacağına karar verilmiştir.
Halkoylaması sonucunu etkilemesi kuvvetle muhtemel bu kararı ile Yüksek Seçim Kurulu, Anayasa’ya, 298 sayılı Seçim Kanunu’na ve Anayasa Değişikliği Halkoylaması’nda Sandık Kurullarının Oluşumu, Görev ve Yetkilerini Gösterir 135/I Sayılı Genelge’ye aykırı davranarak, halkoylamasının muteberliğini etkilemiştir.
Anayasa’nın 79. maddesine göre, seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikâyet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama görevi Yüksek Seçim Kurulu’nundur. Yüksek Seçim Kurulu’nun görevleri arasında, seçim süreçlerinin “düzen içinde” ve “dürüstlük” ilkesine göre yürütmek varken, Yüksek Seçim Kurulu Halkoylaması’nın başlangıcında ayrı, sayım esnasında ise ayrı bir uygulamayı benimseyerek, Anayasa’yla kendisine verilen, seçimin yönetimi ve denetimi görevini yerine getirememiştir.
Seçim Kanunu’nun 98. maddesine göre;
“Sandık kurulunca verilen biçim ve renkte olmayan, üzerinde ilçe seçim kurulu ve sandık kurulu mührü bulunmayan, tamamı yırtılmış olan, üzerinde ilçe seçim kurulu ve sandık kurulu mührü dışında herhangi bir mühür, imza, yazı, parmak izi veya herhangi bir işaret bulunan zarflar geçersiz sayılır.”
Hangi zarfların geçerli, hangilerinin geçersiz olacağı Seçim Kanunu’nun 98. maddesinde açıkça düzenlenmişken, Yüksek Seçim Kurulu’nun bu kanunda öngörülen geçerlilik - geçersizlik sınırlarının dışında bir uygulamaya yol açacak bir duyuru yapması, kanuna aykırıdır.
Ayrıca, Seçim Kanunu’nun 101. maddesi, hangi oy pusulalarının geçersiz olacağını düzenlemişken, bu düzenlemeye açıkça aykırı bir şekilde, sandık kurulu mührü bulunmayan pusulaların geçerli sayılmasına karar verilmesi, halkoylamasının güvenilirliğini ciddi anlamda sarsmıştır. Yüksek Seçim Kurulu’nun sandık kurulu tarafından mühürlenmemiş pusulaları geçerli kabul etmesi, Seçim Kanunu’na aykırıdır.
Yüksek Seçim Kurulu, 16 Nisan 2017’de gerçekleştirilen Halkoylaması öncesinde, 135/I sayılı Genelgesi’yle sandık kurullarının oluşumu, görev ve yetkilerini düzenlemiştir.
Genelge’nin 41. maddesi uyarınca, üzerinde ilçe seçim kurulu ve sandık kurulu mührü bulunmayan, zarflar geçersiz sayılır. Benzer şekilde ve de Seçim Kanunu’na uygun olarak, Genelge’nin 43. maddesine göre, arkasında sandık kurulu mührü bulunmayan birleşik oy pusulaları geçerli değildir.
Yüksek Seçim Kurulu, ilçe seçim kurulları ve sandık kurulları, seçim güvenliğinden sorumluyken ve hangi zarf ve pusulaların ne şekilde nereden sağlanacağı kanunla belirlenmişken, hatta olası hilelere karşın hangi önlemlerin nasıl alınacağı da detaylı bir biçimde mevzuatta düzenlenmişken, bir zarfın ve/veya pusulanın dışarıdan getirtildiğinin ispatının yükü, seçmene ve siyasi partilere ait olmamalıdır.
Yüksek Seçim Kurulu, halkoylaması öncesinde resmi internet sayfasında yaptığı duyuruyla, hangi zarf ve pusulaların geçerli, hangilerinin geçersiz olduğunu seçmene duyurmuştur. Bu duyurunun en tepesindeki geniş görsel ve açıklamalarla Yüksek Seçim Kurulu, sandık kurulu mührü bulunmayan zarf ve oy pusulalarının geçersiz olacağını, açıkça, hem de görsellerle, açıkça anlatmıştır. Halkoylamasının başındaki kural bu iken, halkoylaması devam ettiği esnada yeni bir duyuruyla, mühür olmayan zarf ve pusulaların da geçerli sayılacağını duyurarak, seçimin güvenliğini sağlama görevini yerine kendisi getirmeyip bu yükü seçmenlere bırakmıştır.
Yukarıda arz edilen nedenlerle, Yüksek Seçim Kurulu’nun sandık kurulu mührünü ihtiva etmeyen zarf ve pusulaların geçerli sayılacağına dair kararının iptal edilmesini ve halkoylamasının tam kanunsuzluk nedeniyle iptal edilerek, yenilenmesini, muteberliği tartışılır halkoylamasının sonucundan doğrudan etkilenen bir yurttaş olarak, arz ederim.

Adı Soyadı: ………………………………..            Adres: ………………………………..

T.C. No: ……………………………….            İmza: ………………………………..

PDF olarak buradan indirebilirsiniz

 

CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN TBMM’NİN AÇILIŞININ 97.YILDÖNÜMÜ-ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI ÖZEL OTURUMU KONUŞMASI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Türkiye Büyük Millet Meclisi, köklü geçmişine, kurucu değerlerine sahip çıkmak yerine, Meclisin fesih yetkisini bir kişiye, üstelik hiçbir gerekçe göstermeden verilmesini istemiştir. Bu anlayış millî irade üzerine düşen en büyük gölgedir ve millî iradenin reddidir. Tarih, milletin egemenliğini bir şahsa teslim etmenin yolunu açan milletvekillerini elbette ve asla unutmayacaktır. Rahatsız olduğunuzu biliyorum, vicdan azabı çektiğinizi de biliyorum. Millî iradeye saygı göstermediğinizi de biliyorum ama beni dinlemek zorundasınız. "Millî irade, millî irade" diyorsunuz, millî iradeyi satıyorsunuz! Millî irade varsa, millî irade burada tecelli etmiştir. Hiçbir makam, hiçbir mevki, hiçbir kişi, hiçbir sınıf bu Türkiye Büyük Millet Meclisini feshedemez. Nokta. Bu kadar. Feshedemez” dedi.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun TBMM’nin Açılışının 97.Yıldönümü-Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı Özel Oturumunda yaptığı konuşma şöyle:  

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, ekranları başında bizi izlemekte olan değerli yurttaşlarım, sevgili çocuklar; hepinizi saygıyla selamlıyor, Miraç Kandili’nizi ve bayramınızı içtenlikle kutluyorum.

BU GAZİ MECLİS TÜRKİYE MİLLÎ TARİHİNİN BAŞLANGICI VE BİZZAT TÜRKİYE HALKININ VÜCUDA GETİRDİĞİ BİR HARİKADIR

Neden HAYIR